ÅžADUMAN KARACA

Doğal Tıp Uzmanı

  • Yaziyi büyüt
  • Standart Yazi Büyüklüyü
  • Yaziyi kücült

Güneşin Etkileri ve Güneş Yanığında Doğal Tıp Desteği

"Güneş girmeyen eve doktor girer" derken atalarımız, büyük ihtimalle D vitamini eksikliği nedeniyle ortaya çıkan, çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ise kemik yumuşaması (osteomalazi) gibi rahatsızlıkları kastetmiş olmalılar. Raşitizm hastalığı geçen yüzyılın başında İngiltere‘de sık rastlanmasından dolayı  ‘İngiliz Hastalığı' adıyla da tanınmaktadır.

Ayrıca güneşin insan psikolojisine olan olumlu etkisini günümüzde sadece tıp değil, modern psikoloji de savunmaktadır.

Bu bağlamda Vitamin D‘ nin aslında vitamin olmadığını, hormon benzeri bir yapı olduğunu ve vücudumuzun bunu güneşten aldığı ultraviyole ışını (UV ışını) yardımıyla cildimizde kolesterolden oluşturduğunu vurgulamakta yarar var. D Vitamini vücudumuzda kandaki kalsiyum dengesini sağlar ve kemik oluşumuna yardımcı olur.

Almanya'da en güvenilir bilimsel araştırma merkezlerinden Robert Koch Enstitüsü'nün bu konuda yaptığı bir araştırmanın "European Journal of Clinical Nutrition" dergisinde yayınlanan korkutucu sonuçları şöyle:

Araştırma yapılan bütün yaş gruplarından 4.000 kişinin yarısında D vitamini eksikliği görülmüştür. 65 yaşın üzerindekilerde kadınlarda ise, D vitamini eksikliği % 75 oranına varmakta olup, bu rakamın kış aylarında daha da yükseldiği görülmektedir.

Birleşmiş Milletler'de yapılan bu alandaki araştırmalar, benzer sonuçları vermektedir.

Peki güneşi bulduğumuz yerde, fırsat bu fırsat diyerek sınırsız güneş banyosu alınabilir mi?

Kuşkusuz, hayır!

Doğal Tıpta genel prensip olan, atalarımızında vurguladığı ‘azı yarar, çoğu zarar' sözü, güneşten aldığımız ultraviyole ışınları için de geçerlidir. Bunun fazla gelmesi durumunda vücudumuz hemen kendini korumaya almak ister ve melanozit hücreleri tarafından Melanin adında bir pigment üretilir. Bu pigment aynı zamanda bizim saç, cilt ve göz rengimizi de belirlemektedir.

Melanozit hücreleri 40 yaştan sonra çok fazla çalışmadığı için bu yaş grubuna girenler ve daha ileri yaştakilerin mutlaka güneşten korunmalarını öneririm. Bu hücreler, duruma göre yeterince melanin üretemeyebilirler ve bu durum karşımıza cilt problemi olarak çıkar, hatta Almanya'da her 4 kişiden birinin cilt problemi olduğu tanısı uzman doktorlar tarafından konmuştur. Bu problemlerin, önlem alınmazsa cilt kanserine de götürebileceğini bir uzman olarak (her ne kadar sizleri korkutmak istemesem de ve her cilt hastalığının cilt kanserine yol açmayacağını biliyor isek de) vurgulamak zorundayım.

Kısaca: Her yaştaki insanın, bilhassa açık tenli kişilerin, özellikle de günümüzde ozon problemi nedeniyle daha da tehlikeli bir duruma gelmiş olan UV ışınlarından korunması mutlaka gereklidir. Çocukların ise aslında hiç güneşe çıkarılmaması gerekir, ama güneşe çıkmaları gerekiyorsa mutlaka açık renkli kıyafetler ve hatta yüksek faktörlü güneş koruma kremi ile korunmalarını öneririm.

Şunu vurgulamak gerekir ki, Türkiye’nin de içinde bulunduğu iklim kuşağında aslında güneş bize o kadar cömert davranıyor ki, bunun kıymetini bilip cildimizi güneşte yakmasak iyi olur.  Yukarda bahsettiğim D vitamini alımı için ise gölgede kalmak bile kafidir veya uzun kollu ince giysilerle de bunu sağlamış oluruz.

Ayrıca çocuklara ve hasas cildi olanlara organik güneş koruma kremi kullanmalarını salık veririm. Organik kremin 40 faktörlüsü piyasada bulunmaktadır, bunu organik kozmetik malzemesi satış noktalarından temin edebilirsiniz.

 

Güneş Yanığında Doğal Tıp Desteği

 

Her ne kadar güneşin etkilerini güneş çarpması ve güneş yanığında olduğu gibi hemen algılasak da, bazı etkiler yıllar sonra kendini gösterir. Bunlara kronik etkiler denir. Eğer fazla derecede UV ışınlarına maruz kalınırsa ya da sıkça güneş yanığı yaşanırsa cilt daha hızlı yaşlanır. En kötü durumda cilt kanseri  gelişebilir. Katarakt gibi göz hastalıkları oluşabilir.

 

Güneş yanığı, aşırı güneş ışınlarına maruz kalma sonucu meydana gelen hafif – şiddetli cilt iltihaplanmasına denir. Güneş yanığında her ne kadar güneş çarpmasındaki tipik semptomlardan baş ağrısı ve ateşlenme görüldüğü olsa da tanımı gereği tıbbi olarak cilt yanığıdır. Güneş yanığında karşılaşılan semptomlardan biri de ishaldir.

 

Dikkat: Güneş çarpması ve yanması birbirine paralel gelişebilir, bu durumda  ilk önce güneş çarpması konusunda ilkyardım ve diğer gerekli önlemler alınmalıdır. (Bu konuyu şu yazımda ele aldım: www.sadumankaraca.com / güneş çarpmasında ilkyardım) Hayati tehlike atlatılıp, hastanın durumu stabil hale getirildikten sonra güneş yanığı durumunda aşağıdaki Doğal Tıp ile desteklere geçilebilir.



Güneş yanığının harici tedavisi

Patates ya da orman sarmaşığı

Çiğ patates soyulur ve orta kalınlıkta dilimlenerek yanık üzerine dizilir. Aynı şekilde yıkanmış taze orman sarmaşığı yaprakları acıyan bölgenin üzerine konur ve kişi patatesin veya yaprakların soğukluğunu hissetmez olunca uygulama arzu edildiği sıklıkta tekrarlanır.

 

Tıbbi papatyalı zeytinyağı
25 gram kurutulmuş tıbbi papatya 250 ml lik yüksek kalitedeki zeytinyağı ile dolu ısıya dayanıklı bir kavanozda karıştırılır. Bu kavanoz yarıya kadar su dolu bir tencereye oturtulur (su banyosu) ve 2 saat kadar  hafif hararetli ateşte ısıtılır. Soğumaya bırakılır ve elde edilen papatya yağı bir tülbentden  süzülür ve çıkan yağ renkli bir cam şişeye geçirilerek konarak sıkıca kapatılır ve serin bir yerde saklanır. Bu papatya yağı, ihtiyaç duyulduğunda günde bir kaç kez güneş yanığının üzerine dikkatlice sürülür.                                                                                  

 

Sarı kantaronlu zeytinyağ ve şarap
Sarı kantaronun çiçekteki en uç dalları toplanır ve kurutulur. Kurumuş sarı kantarondan 300 gr. alınır, 300 ml. beyaz şaraptan ve 600 ml. lik kaliteli zeytinyağından oluşan bir karışım hazırlanır. Bu üçlü karışım ısıya dayanıklı bir kavanozda dört gün boyunca günde birkaç kez karıştırılarak bekletilir.  Beşinci günde bu kavanoz su banyosunda 3 saat ısıtılır. (bak. tıbbi papatya yağına).  Sarı kantaron dalları süzülerek karışımdan çıkartılır ve elde edilen şifalı sıvı iyi kapanabilen renkli bir cam şişeye alınır ve serin yerde saklanır. Güneş yanığı durumunda bu şifalı yağdan yanan bölgeye günde birkaç kez sürülür.


Sirke ve frenk gülü

 100 gr frenk gülünün taze taç yaprakları (gül kısmının yaprakları) ısıya dayanıklı bir kavanoza konur ve üzerine bir litre kaynatılmış sirke eklenir. Bu karışım iki hafta boyunca güneş alan bir mekanda bekletilir ve sonra süzülerek iyi kapanabilen bir kapta ve serin yerde saklanır. Güneş yanığı durumunda bu sirkeli sıvıdan yanan bölgeye günde birkaç kez sürülür. 

 

Ciltde yine de kızarıklık, acıma ve su kabarcıkları oluşması durumunda ne yapmalı?
Güneş yanığı bölgesine buz kompresleri, yoğurt veya lor peyniri (quark) sargıları oldukça rahatlatıcı etki gösterir. Her durum için muhteşem şifacı olan bal bu durumda da imdada yetişir. Hatta balı evde mevcut olan başka yanık merhemleri ile (ör. hamamelis, ekinezya merhemi) karıştırarak acıyan bölgeye sürülür. Bu karışımlar ayrıca güneş alerjisine de iyi gelir.

Çok ağır durumlarda ise buz karlandırılır ve sözkonusu bölgenin üzerine bastırılır. Karakafesotu usaresinden elde edilen yanık merhemi ve Doğal Tıp ilaçları olarak geçen diğer yanık merhemlerini ör. Almanya’da eczanelerden temin etmek mümkündür.

 

Beslenme yoluyla cildi koruyucu önlemler

-       C vitamini kürü – günde 2-3 gr C vitamini

-       Magnezyum kürü

-       A ve B vitamini kürleri (tahıl, kırmızı sebze, domates, maya, havuç)

-       Yoğurt ve ayran tüketimini artırarak

Güneş alerjisine karşı koruyucu önlemler

Doğal Tıp uzmanları ve bütünsel çalışan hekimler‚ güneş alerjisi olarak tanımlanan semptomların vücudun UV ışınlarına karşı reaksiyonu olduğu konusunda hemfikirler. Buna ek olarak bu durumun bağırsak işlevlerinin düzgün fonksiyon göstermediği anlamına da geldiğini vurgulamaktadırlar. O nedenle mide ve bağırsak sistemi güneş banyosu öncesinde stabilize edilmeli. Bu konuda bir uzmandan destek alınmasında yarar var.
Dr. Scheel’e göre güneş alerjisi diye bir hastalık yoktur. Ona göre, tipik kabarcıklar güneş koruyucusu olarak kullanılan kimyasallara ya da organizmanın aşırı güneş ısısına karşı toksin atma reaksiyonudur.

Dr. Davidis ise güneş alerjisi durumunun, cilt hücrelerindeki vital maddelerin eksikliğine işaret ettiğini vurgular. Ona göre bu bir metabolizma rahatsızlığıdır ve bütünsel tedavi sayesinde tamamen ortadan kaldırılabilir. Hatta beslenme değişikliği ile çok şey başarılabilir ve ek olarak A vitamini takviyesi iyi bir koruyucudur.

Dr. Schüssler mineral tabletleri Almanya’da oldukça başarılı koruyucu önlem olarak uygulanmaktadır, Calcium-Phosphoricum, No. 2 özellikle güneş banyosundan sonra kabarcık yaşayanlara önerilmektedir.

Her konuda olduğu gibi güneş yanığı konusunda da her insan farklı reaksiyon gösterir. Bu doğrultuda koruyucu veya iyileştirici önlemlerin bile farklılık göstereceği kesindir. O nedenle geçmişte kendi üzerinizde edindiğiniz olumlu tecrübelerinizin de dikkate alınmasında yarar vardır.

 

Åžaduman Karaca