Sevgili okuyucularım, bu yazımla bir nebze de olsa, medya aracılığıyla hızla yayılan Domuz Gribi konusundaki korku, panik ve endişelerinizi en aza indirgemek isterim.
Domuz Gribi konusu ile oğlumun da hastalanması sebebiyle geçen hafta oldukça yakından ilgilenmek zorunda kaldım. Konumuza girmeden bu tecrübemi sizlerle paylaşmak istedim.
Oğlum (20 yaşında), geçen Pazar günü kendini halsiz hissettiği için sporuna gitmekten vazgeçiyor, sonra ateşinin de 39 dereceyi gösterdiğini görünce, aklına Domuz Gribi olma ihtimali geliyor ve olası durumda başkalarına bulaştırmamak için en yakın hastaneye gidiyor. Oğlum hastanede, diğer 35-40 tahmini Domuz Gripli hasta ile birliklte ağzı maskeli bir şekilde 3 saat bekleme sonucu nihayet doktorun yanına çağrılıyor. Kanı alınıyor, iki gün sonra sonucu bildireceklerini söylüyorlar ve başka hiç bir ölçme yapılmadan, oğlum tarafından sadece semptomların sayılması üzerine doktor „Tamiflu“ ilacını vermek istiyor. Oğlum, kendisnin hiç bir riskli gruba dahil olmadığını, hatta düzenli olarak kan bağışı yapan sağlıklı bir insan olduğunu söylemesine rağmen, doktor onu ilacı almaya zorluyor. Bunun üzerine oğlum yinede istemeyip, ilacı reddettiği için ‘tedaviye karşı geldi’ içerikli bir belge imzalamak zorunda kalarak, hoş olmayan bir tavırla nerdeyse hastaneden kovuluyor. Arkasından beni arayıp, galiba grip olduğunu, neler yapması gerektiğini sordu, bende onu her zamanki şekilde tedavi ettim. Tabiiki Domuz gribi ihtimalini göz önünde bulundurarak, onunla yakın kontağa girmeden. Sadece bir gün ona bakmam gerekti, arkasından o kendine bakabildi ve bol bol dinlenerek, verdiğim damla ve çayını içerek tekrardan okuluna gidecek hale geldi. Domuz Gribi bana geçmedi. Hastaneden iki gün sonra aranmayınca, oğlum onları arıyor ve Domuz Gribi olduğunu öğreniyor.
Domuz Gribi’nin bu derece abartılarak halka korku ve panik vermekle kimerin avantajlı duruma getirildiğini Kuş Gribi döneminde de görmüştük, o nedenle ben bu konulara girmek yerine bu enfeksiyon hastalığı konusunda sizlere biraz bilgi vermeyi tercih ederim.
Sizde takdir edersiniz ki, bir konu ne kadar bilinmezse, o konu hakkında insan o derece dışardan verilen bilgilere inanmak mecburiyetinde hisseder kendini.
,Bütünsel Tedavi Fakültesi -Faculty of Holistic Health’ (kısa I.M.U.) başkanı Martin Keymer ‘Domuz Gribinin Tehlikleri’ hakkında yaptığı açıklamasında “Domuz Gribinin taşıyıcısı onyıllardır tekrar tekrar ortaya çıkan human Influenza H1N1 virüsünün bir alt tipidir. Klinik hekimleri Domuz Gribinin oldukça yumuşak bir seyir gösterdiğini onaylıyorlar ve tehlike, ön hastalıklar ve aşırı ilaç kullanımı sonucu ileri derecede bağışıklık sistemi açısından zayıf düşmüş hastalar için söz konusu ” olduğunu vurguluyor. Domuz Gribi’nin tedavisi konusunda Martin Keymer şunları söylüyor: “ Biz tanınmış ve Doğal Tıbbı bütünsel anlayışa göre uygulayarak oldukça geniş bir tecrübe yelpazesine sahip bir terapistler topluluğuyuz. Psikolojik güvensizlik dönemlerinde insanların tutarlı ve kendi sorumlulğunu taşıyıcı şekilde tedavi edilebilmelerine yalnızca bilgilendirme yolu ile ulaşılabilir. Bundan dolayıdırki halkı aydınlatıcı yönde çalişmalaları modern, bütünsel Tıbbın vazgeçilmez bir parçası olarak kendimize bir görev olarak biliyoruz. Aşı sonucu ortaya çıkacak özellikle noyrolojik alandaki olumsuz etkiler, bizi muayanehanelerimizde daha uzun yıllar meşgul edecektir ”
Sevgili okuyucularım, Domuz Gribi’nin diğer gripden pek fazla farkı olmadığını daha ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermek için sizlere aşağdaki karşılaştırmalı çizelgeyi hazırladım. Bu karşılaştırmadan yola çıkarak Domuz Gribi’nden korkup panik olmak için bir sebep olmadığını kendiniz görebilirsiniz. Eğer riskli gruba dahilseniz, lütfen bu konuyu bir uzman ile veya ev doktorunuz ile konusunuz. Ben Domuz Gribi aşısını kimseye önermiyorum, fakat riskli gruba giren insanların daha itinali olmaları gerekli.
| Soğuk Algınlığı | Mevsimsel Grip | Domuz Gribi | |
| Başlama şekli | Yavaş yavaş | Aniden başlangıç | Aniden başlangıç |
| Hastalığın gidişatı | 1. Faz: Boğazda kuruluk ve kaşınma hissi 2. Faz: Burun akması ve akan sıvının zamanla sarıya dönüşmesi
| 1. Faz: Titreme ve ateş |
|
| Semptomları | Burun tıkanması ya da akması, boğaz ağrısı, aleşlenme (çoğunlukla çocuklarda ), baş ve adale ağrıları, kesik ve balgamlı öksürük, yorgunluk, titreme (ya çok az, ya da hiç rastlanmaz) | Yüksek ateş, baş ve adale ağrıları, halsizlik, solunum yolu ve konjonktif (göz dokusu) hassaslığı, kuru ve kesik öksürük, nezle, iştahsızlık. Mide bulantısı ve ishal rastlanabilir, yira bu iki semptom klasik grip semptomlarına girmz. | Yüksek ateş (38,5-39 derece) baş ve adale ağrıları, halsizlik, kuru öksürük, nezle, iştahsızlık, Mide bulantısı, kusma ve ishal. Akciğer iltihabı (çok nadir) |
| Mevsimsel sıklığı | İlkbahar ve Sonbahar | Kış (en sık rastlanan aylar: Şubat ve Mart ) | Sonbahar, kış, ilkbahar |
| Sebepleri | Bağışıklık sistemi zayıflığı & dış faktörler (üşütme vs.) | Bulaşma yolu & bağışıklık sistemi zayıflığı | Bulaşma yolu& bağışıklık sistemi zayıflığı |
| Korunma tedbirleri | Bağışıklık sistemini güçlendirme & mevsime göre tedbir alma | Bağışıklık sistemini güçlendirme, gripli insanlarla bedensel kontaktan kaçınma | Bağışıklık sistemini güçlendirme, hijyen ve domuz gripli insanlarla bedensel kontaktan kaçınma |
Domuz Gribi’nden korunmada en önemli tedbir bağışıklık sistemini güçlendirmektir:
Bütün yazılarımda ve konuşmalarımda hiç bıkmadan şunu vurguluyorum. Kazalar veya başka belirgin organ deformasyonları sonucu ortaya çıkan hastalıklar hariç, hemen hemen bütün diğer hastalıklar bağışıklık sistemimizin zayıf olduğu dönemlerde bizi bulur. Bu bağlamda moral bozukluğunun en büyük etken olduğunu unutmamak gerektiğinin bilinciyle, sizlerle hastalıkları önleme amaçlı tedbirleri paylaşmak isterim. Moralimizi sağlam tutmanın yanında ek olarak aşağıdaki önlemlerle özellikle kış mevsiminde Domuz Gribi’nden olduğu gibi başka her türlü enfeksiyon hastalıklarından korunabiliriz.
- Her şeyden önce Domuz Gribi histerisine kapılmamak gerekli, çünkü korku bağışıklık sistemini zayıflatır!
- Stresden uzak durmak
- Yeterince uyku
- Dengeli beslenme (mevsime uygun) & bol miktarda C vitami alımı
- Sauna / hamam ziyaretleri
- Hareket (özellikle temiz havada; iddialı bir spor faaliyeti olarak değil)
- Yükselen ayak banyoları (36 dereceden başlayarak 12-15 dak. süresinde 39-41 dereceye çıkıkılabilir)
- Sabah duşları sonunda soğuk su, ayak bileğine su dökme (açıklaması aşağıda)
Yukardaki son iki yöntem, Doğal Tıp alnanında ‚Kneipp Yöntemleri’ olarak bilinir. Sebastian Anton Kneipp (1821-1897) Bavyera’lı bir papaz olup, hidroterapi alanında özel yöntemler geliştirmiş ve elde ettiği başarılarından dolayı ‚Kneipp Tıbbı’ ve ‚Su Kürleri’ ile Doğal Tıbba değerli katkılarda bulunmuştur.
Ayak bileğine su dükme:
Faydası: Bu uygulama uzun vadede enfeksiyona karşı oldukça önleyici bir yöntemdir. Nedenini ise Kneipp şöyle açıklıyor; sıcak cilt üzerine dökülen soğuk su beden sisteminde güçlü bir refleks etkisine sebep olur. Örneğin kaslar gerilir, nabız hızlanır ve böylelikle vücudumuzdaki hücrelerin oksijen alımı yükselir. Kann damarları önce çekilirler ve sonra (sıcaklık geldiğinde) genleşirlerler. Bu etkiyi cildimizde gıdıklanma/kaşıntı hisleriyle algılarız. Cildimiz kızarır, bu kan dolaşımı açısından olumlu bir göstergedir. Bu şekilde oluşan ısı bütün vücutda hissedilebilir. Bu sürecin en iyi yanı, kan damarlarının öğrenme güdüsüne sahip olmasıdır. Bu şekilde damarlar her seferde dahada çabuk ısı değişimine karşı reaksiyon göstermeyi tecrğbe ederler ve ısı düşmesi durumunda beden ısısını dengede tutarlar. Bu şekilde bağışıklık sisteminin efektif güçlenmesi sağlanmış oluyor.
Uygulanışı:
Sıcak bir duş sonrasında, duş kafası çıkarılır (ya da bu işlem için uygun duş kafası alınır – suyun yumuşak akması önemlidir) ve su soğuğa alınır. Sağ ayağın en küçük parmağından az miktarda akan su ile başlayarak (sanki bir ibrikten yumuşak yumuşak akar gibi) yavaş yavaş dış tarftan dize kadar çıkılır, burada 2-3 kez sağa sola gidilir ve sonra bacağın iç tarafından tekrardan aşağıya, ayak büyük barmağına inilir. Aynı işlem sol bacakta, aynı şekilde uygulanır. Sonunda her ayak tabanına 2-3 saniye boyunca su tutulur. Duştan çıkılır ve ellere alınan çok az miktardaki soğuk su ile bütün vücut üzerinden bir kez hafif masaj yapar gibi gezilir ve hemen sıcak giyisiler giyinilir.
Bütün bu işlem en fazla iki dakika sürer ve süper bir ‚Bağışıklık Sistemi Reaksiyon Antremanı’dır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar:
Her olumlu uygulamda bile dikkali bazı husulara dikkat edilmezse, istenmeyen durumlar/sonuçlar ortaya çıkabilir. Yukardaki uygulamada lütfen şunlara dikkat ediniz;
- Soğuk su sadece ısınmış vucuda tutulur
- Uygulama için zaman ayırınız ve arkasından dinlenmeye çalışınız
- Oda sıcaklığı uygun sıcaklıkta olmalı.
- İşlem esnasında titreme olmamalı.
- Uygulamadan hemen sonra yemek yenmemeli ve açkarna bu işlem yapılmamalı
Sevgili okuyucularım, gelecek yazımda Doğal Tıp ile Domuz Gribi Tedavisini ele alacağım.
Bu konudaki sorularınızı lütfen bana yazınız, yanıtlamaya çalışacağım.
Sağlıkla kalın
Şaduman Karaca
Doğal Tıp Uzmanı - Heilpraktikerin


