
Doğal Tıp (Alm. Naturheilkunde, İng. Naturopathy veya Naturopathic Medicine); her insanın sahip olduğu doğal güçlerinin (kendi kendini sağaltma gücünün) harekete geçirilmesi ve güçlendirilmesi sayesinde hastalıkları önlemeyi ve tedavi etmeyi amaçlayan doğal tedavi yöntemelerinin tamamına verilen isimdir.
Bu amaçla kullanılan şifa maddeleri, ya tamamen doğadan elde edilir ya da basit işlemlerden geçirilerek kullanılır. Bu tip ilaç elde etme yöntemlerinde esas ise kullanılan doğal maddenin bütünlüğünün korunmasıdır. Örneğin Doğal Tıbba göre bir bitkinin sadece bir etken maddesi alınarak bir ilaç elde edilir ise, bu ilaç ne gerçek anlamda bitkisel bir ilaçtır, ne de doğal şifa maddesi sayılmaktadır.
Doğal Tıbbın en üst presibi, doğanın yasaları ve bize sunduklarının kendi doğal işleyişleri doğrultusunda hareket etmektir, doğaya karşı değil. Bu durumda sadece kullanılan maddelerin doğallığı değil, aynı zamanda bu maddelerin etki doğrultusu da doğanın yasalarına uymalıdır, yani nasıl tedavi edildiği de çok önemlidir. Organizmamızın fizyolojik çalışma şekli aslında bize bu konuda yol göstermektedir. Denge dışı durumlarda bize sinyal vermektedir, bu sinyali algılamak ve anlamak çok önemlidir. Bunu bastırıp yok edersek, sorunun nerde olduğunu anlayamayız, ve de sorun aslında yok olmamıştır ve başka bir zaman muhtemelen tedavisi daha zor (ör. kronik bir şekilde) bir şekilde karşımıza çıkacaktır.
 Doğal Tıp hastalık ve sağlık olgularını Modern Tıpdan farklı olarak, neden-sonuç ilişkisi içinde bakar ve bir hastalığın sadece bir sebebi olmadığına, aksine birçok sebebi olduğundan yola çıkarak insanı bir beden-ruh ve zihin bütünlüğü içinde algılar. Bunu değerlendiri ve duruma göre tamamen bireysel tedavi yöntemleri uygulamaktadır. O nedenle bir Doğal Tıp Uzmanına aynı semptom ile gelen 10 kişi,10 değişik tedavi uygulaması alabilir.
Doğal Tıbbın uygulanışı insanlık tarihi kadar eski olsa da, bir konsept olarak Doğal Tıp Konsepti batı ülkelerinin endüstrileşme süreci sonrasında ortaya çıkmıştır. Bu dönemde oldukça yaygın kullanılan Modern Tıp tedavi yöntemleri başarısız kalması sonucu, yeni arayışlar ile eski geleneksel ve yeni bilimsel bilgierin sentezi olarak Almanya’da 19. yüzyılda teolog J. H. Rausse ve eczacı T. Hahn tarafından ilk defa kaleme alınıp, o dönemin üniversitelerinde felsefe ağırlıklı tıp eğitimi müfredatı olarak öğretilmiştir.
Bu konsept günümüze kadar ilk şekliyle gelmiştir ve şu beş temel direk üzerine oturtulmuştur. Bunlar:
- IÅžIK
- HAVA
- SU
- HAREKET
- BESLENME
İnsan sağlığının bu temel özerinde kurulu olduğunu görüyoruz, eğer bunlardan birinde veya birkaçında bir aksama olur ise hastalıklar kendilerini değişik formlarda gösterirler. Bu hastalıkların ise Doğal Tıp ile tedavi doğrultuları farklı şekillerdedir.
Doğal Tıbbın yukardaki beş ana direklerinin birinin veya bir kaçının aksaması durumunda meydana gelen hastalıkların tedavisi şekillerini üç ana grupta toplayabiliriz:
I. Fiziksel uyarma yoluyla organizmadaki bazı süreçleri harekete geçirme. Örneğin: ışık, hava, su, güneş, hareket, soğuk, sıcak, vs.  Yöntemler: Kneipp su metodları, masajlar, akupunkur, şiatsu lenf dranajı, osteopati vb.
II. Doğal maddelerin özel besin veya ilaç haline getirilmesi yoluyla organizmaya içten etki göstermesini sağlamak. Örneğin: özel beslenme şekilleri/diyetler ve bitkilerden, hayvanlardan ve minerallerden hazırlanmış ilaçlar; Diyetler, Detokslar, Fitoterapi, Homeopati, Aromaterapi, Ayurveda vb.
III. Zihinsel farkındalık  yaÅŸatarak. Bu da genelde danışmanlık ÅŸeklinde verilir. Â
Üçüncü noktayı biraz açmakta yarar var. Zihinsel farkındalık uyarımıyla kastedilen, sahip olduğumuz semptomların mutlaka hastalık anlamına gelmediğini, onun yerine bu sinyallerin organizmanın kendi kendini iyi etme çabası (Salutogenese (Sağlık oluşturucu)) olarak da algılanması gerektiğini vurgulamaktır. Örneğin: her baş ağrısında mutlaka bir dıştan tedavi gerekmeyebilir. Bu sinyalin bize ne anlatmak istediğini kavramak gerekir. Bunlar genelde organizmamızın kendi kendini tedavi etme doğrultusunda gösterdiği çaba şekilleri olarak da algılanmalıdır. Tabii ki eğer sebep bize iyi gelmeyen koşullar ise, bunu değiştirmenin yollarına başvurmalı. Özetle: Doğal Tıp ile tedaviye karar vermiş bir insan, aynı zamanda kendini yeni bir boyutta tanımak için bir sürece girmeye hazır olaması gerekmektedir. Aynı zamanda da kendini hasta eden alışkanlıkları bırakmaya hazır olması gerekmektedir. Bu durumda Doğal Tıp Uzmanı yardımıyla bu kişi olanakları ölçüsünce onu hasta eden faktörleri görebilir, algılayabilir ve bu koşulları kendine en iyi gelen duruma getirerek hastalanma sebebini ortadan kaldıracaktır ve böylelikle ideal koşullarda kendi doktoru olmayı öğrenecektir. Doğal Tıp ile tedavide hedef, destek talep eden kişinin kendi sağlığı konusunda belli bir süre sonra desteksiz yaşamını sürdürebilmesidir.
Â
Doğal Tıp Tamamlayıcı Tıp veya Alternatif Tıp mıdır?
Doğal Tıp, kendi başına bir fesefesi, konsepti olan bir yöntemler bütünlüğüdür. Tamamlayıcı Tıp kavramı tamamen modern tıbbın perspektifinden bakılarak yapılan bir tanımlamadır ve bu noktada bir dışardan tanımlama durumu söz konusudur. Bu durumda Doğal Tıp kendini tamamlayıcı tıp olarak görmediği için de Modern Tıbba da her halukarda alternatif olduğunu iddia etmemektedir. Kuşkusuz bazı Doğal Tıp akımları veya Uzmanları bunu kendileri açısından iddia edebilirler, fakat böylesi genel bir tanım mevcut değildir.
Modern Tıp ve Doğal Tıp iki farklı felsefe ve duruş demektir. Her iki Tıp hastalık-sağlık konularına farklı bakmatadırlar. Bunu takiben de kendilerine has tedavi yöntemleri kullanmaktadırlar. Fakat Tamamlama durumu her iki tıp için geçerlidir. Teşhis konusunda bazı Doğal Tıp Uzmanları modern tıbbın olanaklarından yararlanırlar ör. labaratuar sonuçları, ayrıntılı organ tetkikleri gibi. Bazı Modern Tıp hekimleri ise tedavilerinde Doğal Tıbbın yöntemlerinden yararlanırlar, ör. akupunktur, homeopati, diyetler v.b.
 
Â
ÂDoÄŸal Tıp ve Geleneksel Tıp:
Doğal Tıp; Türkiye’de Geleneksel Tıp ile kastedilen yöntemlere en yakın derecede anlaşılması gereken tedavi şekillerinin öğretisidir. Aslında genel anlamda tıp, 18. yüzyıla kadar hemen hemen sadece bu şekilde uygulanıyordu. Batı ülkelerinde aslında  250-300 yıl öncesine kadar doktorlar hastalarını  sadece bugünkü Doğal Tıp yöntemleriyle tedavi ediyorlardı. Endüstrinin gelişmesiyle beraber her alanda olduğu gibi tıp alanında da modern teknik ve tedavi yöntemleri geliştirildi ve hatta hızlandırıldı. Bunun yanında tıp-felsefe bütünlüğü bırakılıp, tıp-fizik-kimya doğrultusu tercih edilerek, insan ruh ve beden boyutlarından soyutlandı. İnsan, Alman hekim Virschow (1821-1902) tarafından geliştirilen hücre patolojisi ile birlikte tek tek hücrelerin toplamı olarak algılanmaya başlandı. Ve günümüzdeki Modern Tıp tedavierini tüm dünyada bu doğrultuda gerçekleştirmektedir. Doğal Tıp konseptine ise yine batı endüstri ülkelerinde artan bir hızla sahip çıkılıyor. Örneğin Almanya’da 1975 yılında her dört vatandaşdan sadece bir tanesi doğal tedavi yöntemlerine öncelik verir iken, 2000 li yıllarda her dört vatandaştan üçü hastalanma durumunda önce Doğal Tıp Uzmanına gitmektedir.
Modern Tıp, hayatımıza kuşkusuz vazgeçilemez kolaylıklar getirdi. Bu süreç içinde ne yazık ki hastalıklarımızın tedavisinde kullanılan ilaçlar doğadan uzaklaştı. Bu da aslında endüstri toplumlarının yaşadıkları değişmelerin paralelinde seyreden bir gelişmedir. Yani çağın bir özelliği olarak doğadan uzaklaşma süreci içinde tekrardan Doğal Tedavi Yöntemlerini kullanarak bir nebze de olsa bu süreci yavaşlatmış olacağız.
Almanya’da Doğal Tıp
Federal Alman Cumhuriyeti, günümüzde Doğal Tıp konseptinin hem en geniş kapsamda uygulanan hem de özel okulları sayesinde bu yöntemlerin en kapsamlı bir şekilde eğitimini sunan batı ülkelerinden biridir. Yasal olarak 1939 yılından beri hekim olmayanların Doğal Tıp Uzmanı (Heilpraktiker_in)olmaları mümkündür. Bu yasal düzenlemeye göre, Doğal Tıp okullarında bu meslek için gerekli yöntem eğitimleri verilmektedir. Tıp konusunda her Doğal Tıp Uzmanı adayı bir özel devlet sınavından geçmek zorundadır. Bu sınavda başarılı olanlara da Doğal Tıp Uzmanlığı Yasaları (Heilpraktikergesetz) çerçevesince muayenehane açma izni verilmektedir. Vatandaşlar Doğal Tıp ile tedavi olabilmek için özel sağlık sigortası yaptırabilirler ve bu sigorta üzerinden Doğal Tıp Uzmanının yazacağı reçete dahi üdenebilir. Doğal Tıp Uzmanları için de ayrıca bir meslek sigortası mevcuttur.
Klasik anlamda Doğal Tedavi yöntemleri şunlardır:
- Su ile tedaviler ( Kneipp’ın geliştirdiği Su Metodları)
- Aschner’in Yapı Tedavileri (kan akıtma, şişe çekme, sülük koyma vs.)
- Kendi kanıyla tedavi
- Fitoterapi (bitkiler ile tedavi)
- Bağırsak temizliği, arınmalar (detokslar)
- Tedavi amaçlı oruç
- Tedavi amaçlı sadece meyve ve sebze suları tüketimi
- Beslenme
- Diyetler
- Hareketle tedaviler
- Hayatı düzenleyici tedbirler
- Vb.
Aşağıdaki yöntemler literatürde Alternatif Tıp olarak geçse de bütünsel bakış açılarından dolayı Doğal Tıbba dahil edilmelidirler.
- Geleneksel Çin Tıbbı
- Tibet Tıbbı
- Aromaterapi
- Ayurveda
- Homeopati
- Ve değişik kıta ve halkların uyguladıkları sayısız tedavi yöntemleri
Modern Doğal Tıp Yöntemleri:
- Osteopati, Kranio –Sakral-Terapi
- Dorn-Metodu
- Reflexoloji
- Reiki
- Bach-Çiçekleri ile terapi
- Kinesioloji
- Hipnoterapi
- NLP
- Masajlar
- Müzikle ve el sanatları ile terapi
- Vb.
Â


